Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Yazılar

İşçi vergi rekortmeni

1197277477[1]

Çalışanların maaşından kesilen gelir vergisinde geçen yıla göre yüzde 18,7’lik bir artış oldu.


İŞÇİ ve memurların son 9 ayda 15 milyar 435 milyon  YTL vergi ödediği Türkiye’de, diğer 17 gelir unsurundan kesilen toplam gelir vergisi 13 milyar 503 milyon 512 bin YTL’de kaldı.


Verginin şampiyonu işçi
Ücretlilerin daha maaşını almadan 15 milyar 435 milyon  YTL vergi ödediği
Türkiye’de faizciler 3.5 milyar YTL ödedi.


Gelir İdaresi Başkanlığı verilerine göre çeşitli mükellef gruplarının 9 aylık dönemde stopaj yoluyla ödedikleri ortalama gelir vergisi ve ödemeleri belirlendi. Türkiye’de serbest meslek karşılığı ödemeler, müteahhitlerin hak edişleri, yatırım fonları,mevduat faizi, repo, kar payları gibi çeşitli gelir unsurlarından alınan gelir vergisinin toplamı, ücretlilere yetişemedi.Araştırmaya göre, stopaj yoluyla gelir vergisi alınan 18 gelir unsuruna yılın 9 aylık döneminde 28 milyar 939 milyon 101 bin YTL vergi tahakkuk ettirildi. Böylece her ay ortalama 3 milyar 215 milyon 456 bin YTL tutarında gelir vergisi, kaynağında kesilerek, Hazineye aktarıldı

Verginin şampiyonu işçi
Ücretlilerin daha maaşını almadan 15 milyar 435 milyon  YTL vergi ödediği
Türkiye’de faizciler 3.5 milyar YTL ödedi.


 

Gelir İdaresi Başkanlığı verilerine göre çeşitli mükellef gruplarının 9 aylık dönemde stopaj yoluyla ödedikleri ortalama gelir vergisi ve ödemeleri belirlendi. Türkiye’de serbest meslek karşılığı ödemeler, müteahhitlerin hak edişleri, yatırım fonları,mevduat faizi, repo, kar payları gibi çeşitli gelir unsurlarından alınan gelir vergisinin toplamı, ücretlilere yetişemedi.Araştırmaya göre, stopaj yoluyla gelir vergisi alınan 18 gelir unsuruna yılın 9 aylık döneminde 28 milyar 939 milyon 101 bin YTL vergi tahakkuk ettirildi. Böylece her ay ortalama 3 milyar 215 milyon 456 bin YTL tutarında gelir vergisi, kaynağında kesilerek, Hazineye aktarıldı.
eko[1]

kaynak: www.yencaggazetesi.com.tr

lugat

abdullah gül onayladı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “yargıda siyasallaşma” eleştirilerine hedef olan hakim ve savcılar yasasını hızla onayladı ve yasa 4 Aralık’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu gelişmenin ardından, Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV), yasayla ilgili ’Anayasa’ya aykırılık’talebinde bulunacağını açıkladı. Birlik, “Cumhurbaşkanı’nın yasayı bu kadar kısa sürede imzalaması üzüntüyle karşılanmıştır” dedi. Kanun, hakim ve savcı adaylarının Adalet Bakanlığı’nın yapacağı mülakatla atanmasına imkan tanıyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle, yönetmelikle yapılan hakim ve savcı alımlarını yasal bir düzenlemeye kavuşturmayı amaçlayan kanuna göre, idari yargıda hakim olmak isteyen ve hukuk fakültesi dışındaki fakültelerden mezun olanların oranı, kabul edilecek aday sayısının yüzde 20’si ile sınırlandırılıyor.

lugat

Atatürk’ün trenini hurdaya verdiler

İhaleyle hurdacıya satılan  Mustafa Kemal Atatürk’ü Uşak’a getiren tarihi tren parçalanmaktan son anda kurtuldu. Uşak Şeker Fabrikası’ndan geçen yıl 16 bin YTL’ye aldıkları treni maddi sebeplerle daha fazla muhafaza edemeyeceklerini söyleyen hurdacı iki kardeş, yetkililerden konuya alaka bekliyor.


Atatürk’ün treni hurdacıda


Büyük Önder’i Uşak’a getiren 1934 Berlin yapımı trenin ihaleyle sahibi olan hurdacı kardeşler, paraya sıkışınca bu tarihi mirası satılığa çıkardılar


Büyük  Önder Atatürk’ü Uşak’a getiren  1934 yapımı trenin ihale ile hurdacıya satıldığı ortaya çıktı. Tarihi tren, Türkiye’nin ilk şeker fabrikası olarak bilinen Nuri Şeker, Uşak Şeker Fabrikası’nda saklanıyordu. Saatte 24 kilometre hız yapabilen 1934 yılı “Orensteinkoppel A.G. Abtmonttaina” Berlin yapımı dizel motorlu  tren bir yıl önce yapılan ihale ile hurdacı Celal (50) ve Özcan Çığlı (32) kardeşlere 16 bin YTL karşılığında  şeker fabrikasınca satıldı.
Uşak’ta kalsın isteniyor ama...
Treni  hurdacı dükkanlarında tutan iki kardeş, antika olduğu gerekçesiyle parçalamayı düşünmediklerini ancak maddi sıkıntıda oldukları için 50 bin YTL’ye satmaya karar verdiklerini söylediler.  Çığlı kardeşler, “Biz hurdacıyız, şeker fabrikasında yapılan ihalede treni aldık. Uşak’ta kalsın diye satmak istemedik. Müze olarak sergilenebilecek antika bir tren. Ekonomik olarak sıkıntıya girince şimdi satmaya karar verdik” dediler.


16 bin YTL’ye almışlar
Atatürk’u Uşağa getiren tren şimdi hurdacıda. Uşak Şeker Fabrikası’nda depoda saklanırken açılan ihaleyle Celal ve Özcan Çığlı  kardeşlere 16 bin YTL’ye satılan tarihi tren  çoktan bir müzede sergilenmesi gerekirken hurda olarak yeniden satılmayı bekliyor.

 

lugat

hain gazetelerimiz

Bu milletin bir derdi var: bir değil bin derdi var!... Fakat bu dertlerin başında, şu demokrasi devrinde Müslüman Türkün davasını benimseyen, onun derdini kendine dert edinen, onun isteklerini, ihtiyaçlarını dile getiren bir tek, amma bir tek yevmi gazetenin bulunmayışı geliyor.


Bugün kelimenin hakiki manasıyla ortada 'Türk Matbuatı' diye bir şey yoktur. Sadece Türkçe çıkan yahudi menşeli, yabancı ruhlu, yalancı haber veren bir yığın basma kağıt tüccarı vardır.

27 yıllık, nefes aldırmaz, kopkoyu bir tiranlık devrini alkışlayan, gidene söğen, geleni övenler bunlardır. Zavallı Türk Milleti fakrü zaruret içinde inim inim inlerken, meçhul şehidin kanı, kanıyla kurtardığı vatanı, namusu, şerefi, malı bu maksatlar için kullanılırken, ortalığı gül-gülistan gösteren bunlardır. Kıtalara, iklimlere sığmayan, dalgası Viyana surlarına vuran imparatorluğun kurucuları, tezlil ve tahkir edilirken; Hz.Peygamber içki masalarında, sarhoş ağızlarda 'Arap Mehmet' diye istihfaf olunurken, bir şehitler gaziler mücadelesi olan Milli Mücadele ve onun kurtardığı vatan, aziz Anadolu toprakları, Selanik dönmelerine, imansızlar saltanatına babalarının çiftliği gibi teslim edilirken; nice nice din uluları, ahlak kahramanları, vatanperver insanlar, meçhul şahıslar tarafından gece yataklarından kaldırılıp ve sürülüp, şafakla darağaçlarında sallandırılırken susan, susan değil, herzeler kusan, canileri, katilleri alkış tufanına tutan yine bu gazetelerdir.

İçlerinden bir tanesi Akdenize düşse Akdenizi Karadeniz yapacak kadar kirli, mülevves olan bu adamlar ve takipçileri, şimdi birer vatanperver, hürriyet kahramanı, ahlak, seciye başbuğu kesildiler...

Hangisini sayalım?

Biri var: Mandacıdır, yahudidir!... Vatanı satılığa çıkarmıştır. Ispat edilmiş tam 5 ihaneti vardır. 5 damgalıdır.

Bir diğeri 6 damgalı... Gençliğini hamamda geçiren bu adam, yıllarca devletin resmi gazetelerinin başköşesine oturdu. Yazıları adeta milletin alın yazısı oldu. Ne yazdıysa kanun haline geldi. İmansızlar saltanatı yıkıldıktan sonra, şimdi üç gazetede Atatürkçülük ve inkilapçılık perdesi arkasında tahrikçilik yapmakta, gençliği çileden çıkarmaya çalışmaktadır.

Günde yalnız ilandan 2000 lira alan mağrur, büyük bir gazete var. Bu gazetenin kurucusu hakkında bir hadiseyi nakledelim: Devir Atatürk devri...

Soyadı kanunu çıkacağı sıralarda bir sürü soysuz Atatürk'ün etrafını kuşatmış, soyadı istiyorlar. Mahut gazetenin kurucusu: '-Atam bana bir ad' ver deyince, Atatürk: '-Sen' der 'KÖPEK' adını al.'

-Köpek mi?

-Evet.

Dalkavukta cevap hazırdır:

-Atam, kurtarıcım, senin kapında köpek olmak bile benim için bir şeref!...

Şimdi bu adamın veledi, mahut gazetenin başındadır. Bu veled, Beyoğlunda bir gecede, bir içki masasının başında, bir fahişenin koynunda üç köyü birden harcar. Para yerine imza bırakır.

İmzası Merkez Bankasının çıkardığı bankonotlardan daha muteberdir.

Adı güzel, kendi müptezel bir diğer gazetenin bütün sermayesi de çıplak kadın resimleri, Holivut röportajlarıdır. Halkı daha iyi soymak için kahramanlık ticareti de yapar...

Mehmetçiğin resimleri, kahramanlık sahneleriyle, fuhuş sahneleri yan yana, iç içedir.

Birinin ismi cismine uygundur... Sütun sütun, satır satır, hece hece yepyeni, terütaze yahudilik, dönmelik, bolşeviklik kokar.

Yegane itimat ettiğimiz, baş makalelerini seve seve okudugumuz gazeteyi bile katlayınca gazetesine koyduğu çıplak kadınların ayıp yeri, sürümü arttırmak için neşrettiği hacıların ve Kabe'nin yüzüne kapanır, yamanır.

Az kaldı Ankara'da Ezrailin ziyaretten unuttuğu hortlağı biz de unutuyorduk...

Bu hortlak üç devir yaşamıştır. Üç devrin kiri kat kat üzerindedir. Bu üç devirde herşeyi değişmiş, yalnız ve yalnız mukaddesat düşmanlığı degişmemiştir.

Bu ittihat ve terakki artığı (tereddi desek daha iyi) şimdi C.H.P. kalemşörlerinin yeni açtığı İnönü meydan muharebesinin başkomutanlığını yapmaktadır.

Türk Milleti, kendi öz davalarını Bab-ı adi sekenesinin elinden kurtarmadıkça kurtuluş yolu yoktur.

Benim, zavallı yoksul, sabırlı milletim: işte senin okuduğun gazete ve gazetecilerin iç yüzleri...

'Gazete okudum, gazetede gördüm' diye, sen bu pespayelerin yazdıklarına inanıyorsun! Bunlar senin yıllarca imanına, vicdanına hükmettiler. Seni 'Köylü efendimizdir' diye diye boyuna soydular, ne utandılar, ne bıktılar ne doydular... Yıllar ve yıllarca imansızlar saltanatının şakşakçılığını, yardakçılığını yaptılar. Sen Allah'a imanınla bir türlü yaşar, bir türlü konuşurken, bunlar bin türlü konuştular, bin türlü yaşadılar, bin türlü yediler, bin türlü içtiler... İnkilapçılık perdesi altında akla gelmeyen fenalıkları yaptılar. Yalnız ve yalnız beyaz kadına, sarı altına iki yüzlü paraya taptılar!...

Bunları alma, satma, okuma okutma!...
lugat

yahudi uşağı annan

KARA KÖPEK KARISIYLA... >> UNESCO.ORG

.........Raoul Wallenberg adına kurulan dev bir insani yardım vakfı özellikle Brezilyalı Yahudiler tarafından finanse edilmekte ve başta Kofi Annanın karısı olmak üzere pek çok kişi bu vakfın üye listesinde. Bu listede Yahudi kurtarıcılarından biri olarak ödüllendirilen (kendiside sabataist yahudi olan) ve geçenlerde ölen 1944 yılındaki Rodos konsolosu Selahettin Ülkümen ve bugün Birleşmiş Milletler Protokol dairesinde çalışan Mehmet Ülkümen gözümüze çarpan Türklerden. Diğer tanıdık isimler ise eski Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanlarından Tassos Papadopulos ve Glafkos Klerides. Herhalde bu isimlerin Annanın karısının "Yahudi kahramanı" amcasının anısına kurulmuş vakfa üye olmaları tamamen tasadüftür (!!!).Listenin tamamına bakıp şaşırmak isteyenler www.raoul-wallenberg.org.ar/english/comitew.htm adresine bir bakabilirler.

Bu Raoul Wallenberg adına kurulmuş birde İnsan Hakları Derneği bulunmakta. Bu dernek 2001 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesinde açtıkları merkezde Türk Hakim,Savcı ve Polislerine insan hakları dersleri veriyor. Biz "Barbar" Türklere "insanlık" öğretmek için canını dişine takan bu dernek aynı zamanda "Homoseksüellerin maruz kaldığı ayrımcılık" konulu bir seminerede Türkiyede ilk defa imza atmıştı. Bu seminerde biz "Barbar" Türkler "medeni" olmamakla ve bazı sapıkların birbiriyle sapık ilişki kurma haklarını engellemekle suçlandık. Bakın görüyorsunuz Yahudi ve İsveçli dostlarımız ülkemizde ne kadar yararlı işlerle uğraşmakta.

Buraya kadar yazdıklarımıza "ne var bütün bunlarda" diye tepki verebilenler çıkabilir ve haklıdırlar çünkü Kofi Annanın hikayesindeki esas heyecanlı kısımlar bundan sonra başlıyor. Kofi Annanın karısınında bir üyesi olduğu Wallenberg ailesi pekde sıradan bir aile sayılmaz. Yahudi kökenli bir aile olan Wallenbergler Avrupanın en zengin ve güçlü ailelerinden. Son derece köklü ve eski zenginler olan Wallenbergler İsveç ekonomisinin neredeyse yüzde 50sini kontrol altında tutmaktalar. Investor AB adındaki dev holdingleri aracılığıyla 9 milyar dolarlık bir fonu kontrol ediyorlar. AstraZeneca,ABB,Atlas Copco, Electrolux, Ericsson, Gambro, OM, Saab AB, Scania, SEB ve WM-data gibi pek çok şirkette açık hisseleri ve dünyanın pek çok yerinde gizli yatırımları bulunmakta. Kofi Annanın karısınında bu milyarlarca dolarlık servetin ortaklarından biri olduğunu söylersem sayın Annanın ne kadar şanslı bir adam olduğunuda çıkarabilirsiniz.

Wallenbergler Koç Holding ve Sürenlerlede son derece sıkı dostlar. Peter Wallenberg ile Rahmi Koç Milletlerarası Ticaret odasının başkanlığında halef selef. Kapsamlı ticaret ve "biraderlik" ilişkileri bulunmakta. Süren ailesinede zenginliklerinin kaynağı TransTürkü neredeyse hediye edenlerde Wallenberglerden başkası değil............

TAMAMI BURADA

* * *

KARA KÖPEK ROTARYENLERLE

(Metin İngilizce... Özür dileriz)

When did you first become aware of Rotary? That's a hard question — a bit like asking when I first became aware of the United Nations. I think I was aware of Rotary from a young age. Certainly by the time I came to America to study, I knew about its education scholarships and involvement in the community.

What do you think are the specific strengths that Rotary offers in relationship with the UN? In what ways is Rotary well-suited to work with the UN? Rotary has helped the United Nations in much of its work in dealing with health crises around the world. Most recently, we were grateful to learn of Rotary International's success in raising more than $88 million over the past year to continue polio eradication efforts. Rotary has the ability to organize campaigns to mobilize support for some of the worthiest causes that exist, and that makes Rotary a precious resource.

Kaynak: Uluslararası Rotary Kulübü

kaynak otuken.net

lugat

pkk katliamları

17 Ağustos 1984
Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan bir açıklamada, '15 Ağustos 1984 gecesi bir grup teröristin Siirt’in Eruh ilçesindeki Jandarma Karakol binasına karşı bombalı ve silahlı saldırıda bulundukları ve saldırı sonucunda 1 jandarma erinin şehit olduğu 6 er ve 3 sivilin yaralandığı bildirildi. (haberin gazete küpürü)

22 Ocak 1987
Hakkari, Uludere ilçesi, Ortabağ köyü katliamı.(haberin gazete küpürü)

23 Ocak 1987
Midyat, Bayburt köyleri, Efeler mezrası katliamı. (haberin gazete küpürü)

26 Ocak 1987
Seri katliamlara dönüşen yeni PKK stratejisi.(haberin gazete küpürü)

7 Mart 1987
Nusaybin ilçesi, Açıkyol köyü katliamı. (6 Çocuk, 2 Kadın, Toplam 8 kişi)(haberin gazete küpürü)

20 Haziran 1987
Ömerli ilçesi, Pınarcık köyü katliamı. (16 Çocuk, 6 Kadın, 8 Erkek, Toplam 30 Kişi) (haberin gazete küpürü)

9 Temmuz 1987
Hani ilçesi, Kırım köyü katliamı.(haberin gazete küpürü)

11 Temmuz 1987
Yine baskın, yine 5 ölü.(haberin gazete küpürü)

22 Temmuz 1987
Hakkari, Şemdinli İlçesi'na başlı Umur köyü katliamı.(haberin gazete
küpürü)

20 Ağustos 1987
Siirt, Kılıçkaya köyü katliamı. (14 Çocuk, 10 Erkek, Toplam 24 kişi)
(haberin gazete küpürü)

20 Ağustos 1987
Midyat ilçesi, Dargeçit Bahçebaşı mahallesi katliamı. (3 Çocuk, 1 Kadın, 1 Erkek Toplam 5 kişi) (haberin gazete küpürü)

8 Eylül 1987
Pervari ilçesi, Sığırkaya köyünde öldürme olayı. (haberin gazete küpürü)

21 Eylül 1987
Güneyce köyü katliamı.(haberin gazete küpürü)

21 Eylül 1987
PKK'lı teröristler, Bingöl ve Siirt'in 2 köyüne düzenledikleri baskınlarda 12 kişiyi katletti. (haberin gazete küpürü)

22 Eylül 1987
PKK'ya çifte operasyon (haberin gazete küpürü)

12 Ekim 1987
Şırnak'ta kanlı baskın, 13 ölü. (haberin gazete küpürü)

12 Ekim 1987
Rezzuk mezrasında saldırı ve öldürme (Toplam 13 kişi) (haberin gazete küpürü)

12 Kasım 1987
Öğretmen'i telle boğdular. (haberin gazete küpürü)

28 Mart 1988
Eruh ilçesi, Fındıkbucağı Yağızoymak köyü katliamı. (haberin gazete
küpürü)

1 Nisan 1988
Nusaybin, Bahmimi mezrası katliamı. (haberin gazete küpürü)

7 Mayıs 1988
Dereler Köyü, Taraklı mezrası katliamı. (haberin gazete küpürü)

8 Mayıs 1988
Siirt’in Şırnak ilçesine bağlı Taraklı ve Üçkardeşler mezralarını basan PKK’lı teröristler, 4’ü kadın 11 kişiyi katlettiler, 3 kişiyi ise kaçırdılar. (haberin gazete küpürü)

9 Mayıs 1988
Mardin’in Nusaybin ilçesi Taşköyü’nün Behmenin mezrasını basan PKK’lı teröristler, bir aileden 8’i çocuk, 2’si kadın 11 kişiyi katlettiler, 2 çocuk ağır yaralandı. PKK’lı teröristlerin Şırnak baskınında kaçırdıkları 3 kişi de ölü bulundu. (haberin gazete küpürü)

5 Kasım 1988
Mardin Dargeçit yazıörün köyü (3 Öğretmenin öldürülmesi) (haberin gazete küpürü)

25 Ocak 1989
Kömür ocakları baskını (haberin gazete küpürü)

14 Ağustos 1989
Yine PKK, yine kan: 6 ölü (haberin gazete küpürü)

21 Ağustos 1989
Aktaş köyü öldürme olayı (haberin gazete küpürü)

14 Eylül 1989
PKK, kaçırdığı öğretmenleri kurşuna dizdi. (haberin gazete küpürü)

16 Eylül 1989
3 öğretmeni şehit eden 2 PKK'lı güvenlik görevlileri tarafından ölü olarak ele geçirildi. (haberin gazete küpürü)

2 Kasım 1989
Pervari ilçesinde tahrip ve öldürme olayı. (haberin gazete küpürü)

9 Kasım 1989
Lice ilçesi, Duru köyü Gomabekan mezrası katliamı. (haberin gazete küpürü)

24 Kasım 1989
Hakkari, Yüksekova ilçesi, ikiyaka köyü katliamı (haberin gazete küpürü)

26 Kasım 1989
Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı İkiyaka köyünde 21 kişinin öldürülmesi ile ilgili olarak Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nden yapılan açıklamada, 'Bir grup teröristin, saldırıyı düzenledikten sonra komşu bir ülkeye kaçtıkları, kaçarken 9 çoban ile 700 koyunu beraberlerinde götürdükleri' bildirildi. (haberin gazete küpürü)

26 Şubat 1990
Silopi ilçesi, Derebaşı köyü katliamı. (haberin gazete küpürü)

4 Mart 1990
Kanlı PKK baskını. (haberin gazete küpürü)

22 Mart 1990
Elazığ'da 9 mühendis, ayrılıkçı PKK örgütü militanları tarafından öldürüldü. (haberin gazete küpürü)

25 Mart 1990
PKK, okul yaktı, öğretmeni kurşuna dizdi. (haberin gazete küpürü)

10 Nisan 1990
Pervari ilçesi, Tosuntarla-Köprüçay köyleri Örtülü mezrası katliamı. (haberin gazete küpürü)

11 Nisan 1990
Van, Övecik köyü. (3 erkek, 2 Çocuk, Toplam 5 kişi) (haberin gazete küpürü)

14 Nisan 1990
Mardin'in Derik ilçesinde minübüse konan bomba patladı; 3 ölü. (haberin gazete küpürü)

16 Nisan 1990
PKK, 4'ü öğretmen, 5 kişiyi öldürdü. (haberin gazete küpürü)

3 Mayıs 1990
Kulp ilçesi,Yaylak köyü Kalesar mezrası katliamı. (haberin gazete
küpürü)

10 Haziran 1990
Çevirimli köyü katliamı. (haberin gazete küpürü)

11 Haziran 1990
Ayrılıkçı PKK örgütü Şırnak'ın Çevrimli köyünü basarak 27 kişiyi öldürdü. Ölenlerden 12'sinin çocuk, 7'sinin de kadın olduğu açıklandı. PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada 4 korucu şehit oldu, bir terörist öldürüldü. (haberin gazete küpürü)

29 Temmuz 1990
PKK Pervari'de kurdu; 2 Subay, 5 er şehit. (haberin gazete küpürü)

25 Ağustos 1990
Mardin'in Ömerli ilçesi, Emniyet Müdürlüğü ve Karakoluna ateş açıldı; 1 şehit, 2 yaralı. (haberin gazete küpürü)

28 Ağustos 1990
Şirvan ilçesi, Özyurt köyü katliamı. (haberin gazete küpürü)

14 Nisan 1991
Kahramanmaraş, Elbistan, Kantarma köyü. (7 Erkek) (haberin gazete küpürü)

14 Temmuz 1991
Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Çağlayancerit ilçelerinde köyleri basan yasadışı bölücü örgüt mensupları, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 9 kişiyi öldürdüler. Otomatik silahlar ve bombalar kullanan teröristler, cesetleri de yakarak kaçtılar. (haberin gazete küpürü)

7 Kasım 1991
Karakola PKK saldırısı. (haberin gazete küpürü)

13 Kasım 1991
Askeri araç tarandı. (haberin gazete küpürü)

16 Kasım 1991
PKK'ya 12 kuban daha. (haberin gazete küpürü)

17 Kasım 1991
PKK, 4'ü korucu 6 kişiyi öldürdü. (haberin gazete küpürü)

20 Kasım 1991
PKK, yük trenini bombaladı. (haberin gazete küpürü)

23 Kasım 1991
PKK, İstanbul'da haraç topluyor. (haberin gazete küpürü)

26 Kasım 1991
Hizan'da hain pusu; 9 şehit. (haberin gazete küpürü)

26 Kasım 1991
PKK İstanbul'da saldırdı. (haberin gazete küpürü)

27 Kasım 1991
Teröristler Silopi'yi bastı. (haberin gazete küpürü)

28 Kasım 1991
Üç ilde PKk terörü: Adana'da polis otosu tarandı, Şırnak'ta 2 er öldürüldü, İstanbul'da 9 patlama.(haberin gazete küpürü)

29 Kasım 1991
Siirt'te PKK, kamyona ateş açtı. (haberin gazete küpürü)

14 Aralık 1991
Şırnak'ta polise yaylım ateş (haberin gazete küpürü)

19 Aralık 1991
PKK, 19 korucuyu kaçırdı. (haberin gazete küpürü)

22 Aralık 1991
PKK, İdil'de toplarla saldırdı. (haberin gazete küpürü)

25 Aralık 1991
İstanbul’da yürüyüş yapan bir grup PKK yanlısı, İstanbul Bakırköy’de Olağanüstü Hal Bölge Valisi Necati Çetinkaya’nın kardeşine ait alışveriş merkezine molotof kokteyli attı. Çıkan yangında 11 kişi öldü, 17 kişi yaralandı. (haberin gazete küpürü)

25 Aralık 1991
Diyarbakır'da çatışma; 9 ölü, 35 yaralı. (haberin gazete küpürü)

26 Aralık 1991
Alevler içinde ölüm çığlıkları. (haberin gazete küpürü)

26 Aralık 1991
PKK'nın şehir katliamı. (haberin gazete küpürü)

Kaynak: http://www.tsk.mil.tr/genelkumay/bashalk/unutulangercekler/cilt_I_index.htm

lugat

MILLI DIRENIS GUNU

lugat
rap nickleri rap avatarları delikanlı rapcinin el kitabı ceza34 ceza 34 rapankara rock forever rap dinle rock dinle

rock nickleri